Kırgınlık – Nihan Kaya

"… Ben sizin hiç doğmamış, adı konmamış kızınızım. Ben sizin atmadığınız adımlarınızım. Çekingenliğiniz, ürkekliğiniz, kararsızlığınız, kendinizden emin olmadığınız aralıklardaki tevazunuzum. Aralıksız nezaketiniz, kendinizle kendiniz arasına giren mesafeyim. Kadınsanız içinizdeki adam, adamsanız içinizdeki kadınım. Hiç tanımadığınız halde özlediğiniz kimse, hiç gitmediğiniz halde hasretini çektiğiniz ev, hep hissettiğiniz halde ne olduğunu, nereden geldiğini bir türlü bilemediğiniz duygularınızım.."
——————————————–
Eksik yaşanılan hislerin, hayatların, akıbeti bilinmeyen insanların hikayesi Kırgınlık. Kayıp çocuklar, ölen çocuklar, tek başına ayakta duranlar, yalnızlar, kulaktan kulağa ulaşırken değişen, efsaneleşen anılar etrafında örülen bir yakın tarih külliyatı.. Kırgınlık, Nihan Kaya ile tanışma kitabım oldu.. Hiç kuşkusuz, farklılıklarla dolu bir kalem..

Mecburiyet – Stefan Zweig

Mecburiyet – Stefan Zweig #okudumbitti . 
Savaş karşıtı görüşleriyle tanınan Zweig, Mecburiyet'te bu görüşlerine uygun bir karakter yaratmış.. Ressam Ferdinand, savaş sırasında askere alınmamak için karısıyla birlikte İsviçre'ye kaçar. Yıllar sonra, askere elverişliliğinin tespiti için çağrıldığında büyük bir ikilemle karşı karşıya kalır.. Görev duygusu, savaş karşıtı düşünceleri ve karısına duyduğu sevgi arasında sıkışıp kalmış bir adam ne hisseder, nasıl davranır her satırda hissediyorsunuz.. İnce ve akıcı olduğu için de 1 saatte okuyup bitiriyorsunuz..☺ Ne zaman kitap okuyamama durumu yaşasam beni bir Zweig kitabı kurtarıyor, okumak iyi geliyor..☺

Kreutzer Sonat – L.N. Tolstoy

Kreutzer Sonat – Tolstoy #okudumbitti .
Kreutzer Sonat, Tolstoy'un yaşamının son otuz yılında yazdığı eserlerin başında geliyor. Son yıllarında Tolstoy'da uyanan yeni ahlak anlayışını göstermesi bakımından da önemli bir eser..
Tolstoy aile, evlilik, çocuk sahibi olmak, kadının toplumdaki yeri ve ona biçilen değer, boyun eğme ve başkaldırı gibi önemli insanlık sorunları üzerine düşüncelerini/eleştirilerini aldatılma şüphesiyle karısını öldürmüş ve senelerce hapis yatmış olan Pozdnışev karakteri aracılığıyla sunuyor okura.. Öne sürülen eleştiriler her dönemde ve her toplumda yer bulacak, hak verilecek cinsten saptamalar.. Zaten bu yüzden kitap sansüre uğramış, tartışmalara sebep olmuş. Ama çok da ilgi uyandırmış ki bu ilgiyi hak ediyor bence de..
Anlatımı sade, akıcı ve etkileyici. Rus klasiklerini bu yüzden çok seviyorum işte..😌

Yüzbaşının Kızı – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Puşkin – Yüzbaşının Kızı #okudumbitti . Puşkin'in en önemli eserlerinden olan Yüzbaşının Kızı'nda, 18.yy Rusya'sında, rejimin çalkantılı ve belirsiz olduğu bir dönemde orduya katılan genç asilzade Pyotr Andreyiç ile Yüzbaşı Mironov'un kızı Maria İvanovna'nın birbirlerine duydukları aşk ve bu aşkın geri planında da o dönemin önemli olaylarından Pugaçov Ayaklanması anlatılıyor..
Dönemin şartlarını ve halkın yaşantısını çok iyi tasvir etmiş, fazlasıyla akıcı ve kolay okunabilen bir Rus klasiği.. Uzun zaman önce Varlık Yayınları'ndan okumuştum.. Yapı Kredi Yayınları çevirisinde ise Sabahattin Ali'nin de imzası var..☺ Puşkin okumak isteyenlere tavsiyemdir..👍

Bakir İntiharlar – Jeffrey Eugenides

Uzun zaman sonra gelen kitap yorumu 😀 Jeffrey Eugenides – Bakir İntiharlar #okudumbitti . "Neler hissettiğinizi bilmiyorum. Biliyormuş gibi yapmaya da kalkışmayacağım." 


Katı kuralları olan bir ailenin beş kızı Cecilia, Therese, Bonnie, Lux ve Mary.. Bu sırayla intihar ediyorlar. Sürdürdükleri ilginç yaşamla da, intiharlarıyla da mahallede merak konusu olan bu beş kız kardeş çevrelerindeki herkesin hayatında bir iz bırakarak gidiyor ve yirmi yıl sonra bile onları hatırlayan herkese aynı soruyu sordurtuyor: Neden ölümü seçtiler?
Konusu bakımından okuduğum en ilginç kitaplardan biri olmayı başardı Bakir İntiharlar.. Uzun zamandır bekletiyor ve çok da merak ediyordum, nihayet okudum.. Ayrıca kendisi #1001kitap listesinde..👍

Matmazel Noraliya’nın Koltuğu – Peyami Safa

Matmazel Noraliya'nın Koltuğu başından sonuna kadar tam bir Peyami Safa romanı.. Yazarın mizacına ve ruh yapısına tıpatıp uygun düşen bir konuyu içeriyor… İçinde psikoloji, felsefe, mistisizm, materyalizm gibi derin konular barındıran, yoğun olduğu kadar akıcı bir kitap..
Romanın merkezinde yer alan Ferit, karşılaştığı olağanüstü olayları ve kişileri belirli ölçütlere dayandırmaya ve bu yolla huzuru bulmaya, akıl ve ruh sağlığını korumaya çalışan bir karakter. Vafi Bey'in tuhaflıklarla dolu konağından Matmazel Noraliya'nın hayatına uzanan kitapta Ferit merkezinde dönemin toplumsal olaylarına ve farklı görüşleri temsil eden karakterlere de yer verilmiş..
Başlarda konuya girmekte zorlandım ve kitaba hemen adapte olamadım. Benim için hem güzel, hem zorlu, hem de ilginç bir deneyim oldu. Hiç kuşkusuz, Peyami Safa psikolojik roman konusunda Türk edebiyatında en iyisi.. Matmazel Noraliya'nın Koltuğu da bunu fazlasıyla destekler nitelikte.. Ama benim favori Peyami Safa kitabım her zaman Yalnızız olacak..👍

Unutma Beni Apartmanı – Nermin Yıldırım

Nermin Yıldırım ile ikinci buluşmam için yazarın ilk romanı olan Unutma Beni Apartmanı'nı seçmiştim.. Bir süredir de Süreyya ile birlikteydim işte..😌
Unutma Beni Apartmanı, hayatını hayalet yazar olarak sürdüren kırk üç yaşındaki Süreyya'nın o güne dek hiç görmediği annesinin sesini bir gün ansızın telefonda duymasıyla başlıyor. Ve bu telefonla birlikte geçmişini, kaybettiklerini, kaybetme korkusuyla vazgeçtiklerini, kaçırdığı fırsatları bir bir düşünmeye başlıyor Süreyya..
Süreyya'nın hayatını anlatırken, o dönemin Türkiye'sinde yaşanan toplumsal ve siyasi olaylara da değinmiş yazar. Ama bunu öyle başarılı yapmış ki anlatılanlar kitabın içinde sırıtmamış, kendi yolunu bulmuş.. Tıpkı Süreyya'nın NY için yazdığı romanların anlatıldığı kısımlar gibi..
Aslında başlarda bu çok katmanlılığa alışmakta zorlandım. Bu yüzden de ilerlemem biraz zaman aldı. Sonradan ilerledikçe de tadına vararak okumak istedim..
Kitaplardan kazandığım arkadaşlarıma Süreyya'yı da kattığım için memnunum.😌 Şimdi sıra diğer buluşmalarda..☺

İki Şehrin Hikayesi – Charles Dickens

"O günler en iyisiydi, ya da en kötüsüydü; akıl çağıydı, inançlar zamanıydı ve inançsızlıklar zamanıydı; ışık mevsimiydi, umut baharıydı ve umutsuzluk kışıydı; yaşayabilmek için her şey vardı önümüzde ve yaşayabilmek için önümüzde hiçbir şey yoktu; hepimiz doğrudan cennete gidiyorduk, hepimiz doğrudan cehenneme gidiyorduk." ——————————————–
Edebiyat dünyasının "Dickens'ın en büyük tarihi romanı" olarak, yazarın kendisinin ise "yazdığım en iyi hikaye" olarak tanımladığı İki Şehrin Hikayesi, tarihin en büyük olaylarından biri olan Fransız Devrimi çevresinde biçimleniyor.. Senelerce Bastille'de hapsedilmiş Dr.Manette ve çevresindeki bir grup insanın Paris ve Londra arasında; karmaşanın, açlığın, vahşetin ortasında ve giyotinin gölgesini her an hissederek sürdürdükleri yaşamın okuyucuya aktarılışı ve bunun yanında dönemin acımasız toplumsal koşullarının da irdelenişi çok başarılıydı..
Özellikle üçüncü bölümden sonra olaylar hızla gelişti. Kitabın nasıl bittiğini anlayamadım desem yeridir..
Dr.Manette değişen ruh halleri ve eskiye dönüşleri ile etkileyici bir karakterdi kitapta. Ama beni en çok etkileyen karakter, özellikle kitabın sonundaki davranışıyla Sydney Carton oldu. Ah Carton o nasıl bir yürek sendeki..😞 Okuyanlar neden bahsettiğimi anlayacaktır.😌 Okumayanlar için ise kitap zaten tavsiyemdir..👍

Arayışlar – Lou Andreas-Salome

Genç kızlık döneminde kuzeni Benno'ya delice aşık olan ve nişanlanan Adine, bir erkeğe kayıtsız şartsız teslim olmayı, onun her istediğini yapmayı normal görmektedir.
Ancak Paris'e gidip resim atolyesi açtıktan ve sanatında ilerleyerek kendi ayakları üstünde durduktan sonra bambaşka bir Adine olarak döner..
Bir erkeğe koşulsuz teslim olmak mı yoksa entelektüel doyuma ulaşmak mı? Yazar kısacık kitapta bu ikilemi çok güzel aktarmış okuyucuya.. Daha önce aynı yazardan Feniçka'yı okumuştum. Bunu ondan daha çok beğendiğimi söyleyebilirim..

Bazen Bahar – Melisa Kesmez

Melisa Kesmez – Bazen Bahar #okudumbitti .
Yazarın okuduğum ilk kitabı olan Bazen Bahar, içinde herkesin kendinden bir parça bulabileceği hikayeler barındırıyor.
Farklı farklı duygulara hitap eden hikayelerden biri olmazsa biri mutlaka bir yanıyla benziyor size. Kendini sevdirmeyi başarıyor..
"… Bir roman kahramanı mesela. Kitapta bir laf eder. Altı çizilecek cilalı cümlelerden değil ama, kendi halinde bir cümle. Bir tek sen cımbızlarsın onu kitabın kalabalığından. Sırf sana bir şey anlatır o cümle. Başka herkese susar."
Böyle bir şey işte bu kitap için anlatmak istediğim..☺ Hayat, bazen bahar..🍀