Antabus – Seray Şahiner

Antabus – Seray Şahiner #okudumbitti .
Seray Şahiner ile tanışma kitabım oldu Antabus.. Erkek şiddeti, aile baskısı, zorla evlendirilme ve tecavüz.. Hemen her gün televizyonlarda, gazetelerde sıklıkla karşımıza çıkan ve ne yazık ki hayatı kayıtsız kalınan bir parçası haline gelmiş kavramlar bunlar..
Seray Şahiner'in bu kısa romanının anlatıcı kahramanı da üçüncü sayfa haberlerine defalarca konu olan kadınlardan biri: Leyla Taşçı.. Ve onun "sıradan" bir hayat kurma hayalinden Antabus ıslatmaya uzanan hikayesi..
El alemin karıları geceden kuru fasulye-nohut ıslar, Leyla Antabus ıslıyor. Çünkü özgür olmak istiyor. Özgür ve mutlu..
Seray Şahiner'in üslubuyla çok daha etkileyici olmuş konu. Kısa ama sizi ilk sayfadan içine çeken ve etkileyen bir kitap. Kadın yazarlar iyi ki var! ☺

Belki Bir Gün Uçarız – Aylin Balboa

"Yıldızlar aslında nedir size söyleyeyim: Yıldızlar, acıdan delirmiş insanların gökyüzüne sıktıkları kurşunların açtığı deliklerdir. Bilim adamları sürekli yenilerini keşfettiklerini söylüyorlar. Bunda şaşılacak bir şey yok. Yukarısı bir gün dümdüz olacak."

Bu ayı "kadın yazarları okuma ayı" ilan ettim kendime.. Ve yeni yolculuklar, tanışmalar, ilk buluşmalar olsun istedim..☺ Aylin Balboa da onlardan biri oldu. Belki Bir Gün Uçarız, eğlenceli olduğu kadar hüzünlü, derinlerde olduğu kadar uçlarda da yaşayan ve yaşatan bir kitap.. Özgürce yazan bir yazar, akıcı bir üslup.. Ben sevdim..☺

Tante Rosa – ​Sevgi Soysal

Sevgi Soysal – Tante Rosa #okudumbitti .
İlk yayımlandığında türlü eleştirilere maruz kalan Tante Rosa için "Sevgi Soysal ile ilk kez buluşacak okura, onu tanıtmak için en doğru kitap olabilir. Tante Rosa kadar, Sevgi Soysal'ı da tanıtır okuyucuya." diyor yazarın kızı Funda Soysal..
Bütün eserlerini yeniden yayımlamaya karar veren İletişim Yayınları'nın bu yolda seçtiği ilk kitap olan Tante Rosa'da birbirine bağlı on dört hikaye var. Bu on dört hikayenin hepsinde de ana karakter Rosa, ancak hikayeleri okurken onun öncülüğünde bütün kadınları, kadınlık hallerini, kadınlık ikilemlerini de okuyorsunuz..
Tante Rosa yaşamın kurallarına ve sınırlandırmalarına başkaldıran, ancak kadınlığına hapsolduğu için hep yenilen biridir. O, "bütün kadınca bilmeyişlerin tek adıdır."

Dokunmadan – Nermin Yıldırım

Çok, çok beğendiğim bir tanışma kitabı oldu Dokunmadan.. Nermin Yıldırım okumak için neden bu kadar beklemişim acaba? 😒
İnsanlara, duygulara, başka yaşamlara, hayata "dokunmadan" ilerlemeye çalışan Adalet kalbimin tam orta yerine dokundu da gitti..
Yazarın kalemi, kullandığı kelimeler, yarattığı dünya harikaydı. Başladığım andan itibaren kalemi de elimden bırakamadım desem yeridir.. Altını çizmediğim cümle kalmadı neredeyse ve kitap resmen su gibi aktı gitti elimde..
Velhasıl, sonuna kadar tavsiye ediyorum..😌👍
Şimdi yazarın bir kitabının daha siparişini vermiş bile olabilirim..😍

Gömülü Şamdan – Stefan Zweig

Söylenceye göre, Yahudilerin asırlardır süregelen göçebeliğinin de sembolü olarak kabul edilen kutsal yedi kollu şamdan Menora, Kudüs'ten Babil'e oradan Roma'ya gitmiş, daha sonra Vandallarca çalınmış ve Kartaca'ya götürülmüştür. Tam da bu götürülme sırasında Yahudi cemaatinin ileri gelen yaşlılarıyla birlikte olaya tanıklık eden küçük Benjamin seksen yıl sonra Bizans'a gider ve kutsal şamdanı ait olduğu topraklara, Kudüs'e geri götürmek ister..
Kutsal yedi kollu şamdanla ilgili bu büyük söylencenin sonu aslında farklı; ama Zweig bu belirsiz sona razı gelmemiş ve okurların kalbinde bir umut ışığı bırakmak istemiş. Bu yüzden de söylenceye Zweig'in kalemiyle güzel ve umutlu bir final atfedilmiş, iyi ki de öyle olmuş..
Bugüne kadar okuduğum eserlerinden daha farklıydı Gömülü Şamdan. Tabi yine de söz konusu Zweig olunca her zamanki gibi #kzlgezegenöneriyor 👍

Feniçka – Lou Andreas-Salome

Bağımsız ve özgürlükçü yaşamıyla feministler için bir rol model olan Lou Andreas-Salome'nin Feniçka'sı yazarın bir deneyimine dayanır..
Geleneksel cinsiyetler arası ilişkileri pek de umursamayan Feniçka ve psikolog Max Werner arasındaki dostluk ve sohbetlerin ışığında, her daim belli kalıplar içine sokulan kadınların aslında ne şekilde değerlendirilmesi gerektiğini de anlatmış yazar.. Ve kitabın asıl amacı da bu bana göre..
Aslında oldukça sade bir kitap ama üstünde durup düşünülmesi gereken birçok cümleyi barındırması bakımından önemli ve güzel.. İşte o cümlelerden biri:
"İnsan kadınları ister idealize etsin ister şeytanileştirsin, her durumda bir erkeğe bağlı değerlendirip basitleştiriyordu."

Elia İle Yolculuk – Zülfü Livaneli

Elia İle Yolculuk – Zülfü Livaneli #okudumbitti .
Dünyaca ünlü sinema ustası ve yazar Elia Kazan ve onun filmlerini izleyerek büyüyen, kadim dostu Zülfü Livaneli'nin Cennetin Doğu'su Kayseri'ye, Elia Kazan'ın geçmişine, çocukluğuna yaptıkları yolculuğu anlatan bu kitabı bitirdiğinizde birçok duyguyu aynı anda yaşıyorsunuz. Sevgi, hayranlık, hüzün..
Livaneli öyle bir yazar ki onun kitaplarını okurken birçok şey öğrenmeniz mümkün. Elia Kazan'ın hikayesini okurken Anadolu'yu, Amerika'yı, birçok oyuncu hakkında ilginç bilgi ve anıları da öğreniyor okur. Üstelik bu bilgiler hikayeyi daha da güzel kılıyor..
Ayrıca M.K.Perker'in illüstrasyonlarının güzelliğini de es geçemeyeceğim..
Livaneli okuyup da kalemine hayran kalmamak mümkün değil.. Okumanızı tavsiye ederim..👍

Sen ve Ben – Nıccolo Ammanıtı 

Sen ve Ben – Nıccolo Ammanıtı #okudumbitti .
Duygusal, zeki, düş gücü kuvvetli ama içe dönük ve yalnızlığı seven on dört yaşında bir genç: Lorenzo.
Roma'da bir bodrum dairesinde, herkesten uzak bir hafta geçirme isteğiyle söylenmiş safça bir yalan ve bu yalanın ortasına beklenmedik bir şekilde düşen uyuşturucu bağımlısı üvey abla Olivia..
Ammanıtı daha önce bildiğim, okuduğum bir yazar değildi. Sen ve Ben yazarla tanışma kitabım oldu ve şimdi bunun için uygun bir kitap olduğunu düşünüyorum.. Bir avuç malzemeyle, bir oturuşta okunabilen ama kurgusuyla da insanın içine işleyen bir roman oluşturmuş yazar.. Büyümek, kendini ve hayatı tanımak, kardeşlik duygusunu yaşamak üzerine severek okuduğum bir kitap oldu benim için..

​Kısa Öykünün Büyük Ustaları

Kısa Öykünün Büyük Ustaları, İngiliz ve Amerikan edebiyatından birçok yazarın öykülerini içeren bir seçki niteliğinde..
Edgar Allen Poe, Herman Melville, James Joyce, Oscar Wılde, Virginia Woolf gibi iyi yazarların öykülerini okurken, edebi bir tür olarak 19.yy'da kendini gösteren kısa öykünün 20.yy'a evrilişini görmek de mümkün bu kitapta..
Dönem dönem öykü okumayı, okuduğum kitapların arasına öyküler almayı çok seviyorum.. Hatta bu tarz kitaplar olunca her gün bir iki öykü bile okunabilir.. Benim gibi öykü okumayı sevenler için güzel bir edebiyat seçkisi ve iyi bir kitap..

Alice Harikalar Diyarında – Lewis Carroll

Hem çocuklar hem de yetişkinler için büyülü bir dünyanın kapılarını açan, içerdiği sembollerle de anlam derinliği sunan bir kitap Alice Harikalar Diyarında..
Yazıldığı tarihten bu yana hem sevilmiş, hem de çeşitli iddialarla suçlamalara maruz kalmış..
Çocukluğumda biraz da zorlanarak okumuştum, tekrar okumak istiyordum. İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıktığını görünce tekrar okunması ve kitaplığımda bulunması kaçınılmaz oldu.☺
Çocukların, içindeki çocuğu hala yaşatanların ve benim gibi çocukluğunu hatırlamak isteyenlerin okumasını tavsiye ederim..😌