Arayışlar – Lou Andreas-Salome

Genç kızlık döneminde kuzeni Benno'ya delice aşık olan ve nişanlanan Adine, bir erkeğe kayıtsız şartsız teslim olmayı, onun her istediğini yapmayı normal görmektedir.
Ancak Paris'e gidip resim atolyesi açtıktan ve sanatında ilerleyerek kendi ayakları üstünde durduktan sonra bambaşka bir Adine olarak döner..
Bir erkeğe koşulsuz teslim olmak mı yoksa entelektüel doyuma ulaşmak mı? Yazar kısacık kitapta bu ikilemi çok güzel aktarmış okuyucuya.. Daha önce aynı yazardan Feniçka'yı okumuştum. Bunu ondan daha çok beğendiğimi söyleyebilirim..

Feniçka – Lou Andreas-Salome

Bağımsız ve özgürlükçü yaşamıyla feministler için bir rol model olan Lou Andreas-Salome'nin Feniçka'sı yazarın bir deneyimine dayanır..
Geleneksel cinsiyetler arası ilişkileri pek de umursamayan Feniçka ve psikolog Max Werner arasındaki dostluk ve sohbetlerin ışığında, her daim belli kalıplar içine sokulan kadınların aslında ne şekilde değerlendirilmesi gerektiğini de anlatmış yazar.. Ve kitabın asıl amacı da bu bana göre..
Aslında oldukça sade bir kitap ama üstünde durup düşünülmesi gereken birçok cümleyi barındırması bakımından önemli ve güzel.. İşte o cümlelerden biri:
"İnsan kadınları ister idealize etsin ister şeytanileştirsin, her durumda bir erkeğe bağlı değerlendirip basitleştiriyordu."