Botter Apartmanı – Ayşe Övür

Botter Apartmanı - Ayşe Övür

Botter Apartmanı bu sene okuduğum en ilgi çekici ve sarsıcı kitap olabilir. Tarih ve psikolojinin iç içe olduğu, her sayfasında sizi içine çekecek sırlarla örülü güçlü bir olay örgüsüne sahip.
Kitaba adını veren Botter Apartmanı’nın mimarı, İtalyan mimar Raimondo D’Aronco.
II. Abdülhamid döneminde yaşanan büyük İstanbul depreminin ardından padişahın özel isteği üzerine İstanbul’a gelerek şehri yeniden imar etmeye başlıyor. İstanbul’da bulunan önemli yapılarda onun imzası var. Beyoğlu’nda bulunan Botter Apartmanı ise bunlardan en bilineni. O dönemde sarayın resmi terzisi olarak görev yapan Jean Botter ve ailesi için II. Abdülhamid’in özel isteği ile yapılıyor. Birçok açıdan ilkler barındıran bu apartmanın, Botter ailesinin ve elbette mimar Raimondo’nun hayat hikayesi oldukça etkileyici ve merak uyandırıcı. Kitabı okumaya başlar başlamaz bu apartmanı ve sahiplerinin yaşamını araştırdım.
Botter Apartmanı’ndan ve bu gerçek hikayeden yola çıkılarak yazılan bu kitap ise Psikiyatrist Kaan’ın çocukluğunu geçirdiği ve içine en derin yaralarını, sırlarını gömdüğü aile apartmanına seneler sonra dönüşünü anlatarak başlıyor. Hastaları ile yaptığı terapiler ilerledikçe Kaan’ın da derinlere gömmeye çalıştığı sırları, yara almış ruhu açığa çıkmaya başlıyor. Sadece onun da değil, binada yaşayan diğer insanların; kapıcı Hamza’nın, artık bu dünyada olmayan Kaan’ın ailesinin, kardeşi Kerem’in, Kaan’ın dostu Mevlevi’nin, hayatı derin bir yara almış Zehra’nın ve Raimondo’nun torunu Esta’nın da hayatına dokunuyor Botter Apartmanı.
Gerçek bir yaşam öyküsünü temel alması, istisnasız bütün karakterlerini derin psikolojik tahlillerle incelemesi ve bunları yaparkenki başarısı ile beklentimin çok çok üstünde bir okuma deneyimiydi. Sene sonuna da böyle bir kitap yakışırdı.
Kesinlikle tavsiyemdir.
#kzlgezegenöneriyor #botterapartmanı #ayşeövür #remzikitabevi

Vatan Millet Samatya – Seray Şahiner

Vatan Millet Samatya - Seray Şahiner

Öncelikle söyleyeyim, bu kitabın yorumu epey bir gecikti. Ne ara okumaya başladım, ne ara bitirdim tam tarihleri bile hatırlamıyorum. Niye böyle oldu derseniz onu da bilmiyorum.
Neyse geç olsun güç olmasın diyip kitaba geçelim. Seray Şahiner’in kalemini oldum olası çok sevmişimdir zaten. Basit görünen ama içinde yaralar barındıran hayatları anlatır kitaplarında. Bitirdiğinizde gülümseyerek hatırlayacağınız, aynı zamanda da ince bir sızı hissedeceğiniz hayatlar.
Vatan Millet Samatya bir anneler ve kızları kitabı. Bir ailenin üç kuşak anne ve kızının İstanbul’un farklı semtlerindeki yaşamlarını okuyoruz. Annesinden sevgi görmek için çocuk kalbiyle çırpınan Melek’in ve seneler sonra eksik büyümesin diye çabaladığı kızı İnci’yi büyütmesini okurken bir yandan da hızla değişen ve dönüşen İstanbul da tüm yönleriyle gözlerimizin önüne seriliyor.
Annesi onu biraz sevsin diye akla hayale gelmeyecek her şeyi deneyen, çoğu zaman da bunu başaramayan Melek, kızı İnci’yi tam da bu yerden başlayarak yani eksik kaldığı yerden eksik kalmasın diye uğraşarak büyütmeye çalışıyor. Çünkü öyledir, annenin doyuramadığını dünya doyuramaz.
Bu çok tatlı, hüzünlü ve duygusal hikayeyi tabi ki Seray Şahiner’in ironilerle süslediği güçlü kalemiyle okuyoruz.

#kzlgezegenöneriyor#serayşahiner#vatanmilletsamatya#doğankitap

Casuslar Sahili – Yazlıkçılar – Tess Gerritsen

Casuslar Sahili - Yazlıkçılar - Tess Gerritsen

En sevdiğim yazarın aynı seriye ait iki kitabını art arda okuyunca, ikisini birlikte yorumlayayım dedim.
Ben önce Yazlıkçılar kitabını okudum, ancak okurken fark ettim ki kitap Martini Kulübü serisine aitmiş ve serinin ilk kitabı varmış. Üstelik ben ilk kitabı da almıştım ama okumaya fırsat bulamamıştım. Aslında iki kitap konu olarak birbirinden bağımsız. Fakat Yazlıkçılar kitabında serinin ilk kitabına atıfta bulunulan kısımlar var. Bu yüzden sırayla okunması daha doğru olur.
Martini Kulübü, Tess Gerritsen’ın yeni serisinin adı. Kendilerine bu adı veren kulübün üyeleri, beş emekli CIA ajanı. Yaşadıklarını geride bırakıp Maine’in sessiz sakin bir kasabasına yerleşen bu beş eski arkadaş emeklilikten önce ne iş yaptıklarını herkesten gizleyerek, yeni kimlikleri ve meslekleriyle bu küçük kasabada sıradan hayatlar yaşamaya çalışıyorlar.
Serinin ilk kitabı Casuslar Sahili bu eski ajanların geçmiş yaşantılarını anlatarak başlıyor. İçlerinden birinin karşısına eskiye ait biri ve beraber çalıştıkları bir dosya çıkınca; kurdukları yeni düzen tehdit altına girer. Dahası eski ajan, yeni çiftçi Maggie’ye ulaşmak isteyenler işe komşusunun torununu kaçırarak başlar.
Serinin ikinci kitabı Yazlıkçılar’da ise kasabaya yazları gelen varlıklı ailelerden birinin kızı ortadan kaybolunca ve kaybolduğu yerde seneler öncesine ait bir cesedin kemikleri bulununca devreye ilk kitaptan tanıdığımız Martini Kulübü üyeleri girer.
Her iki kitap da elinizden bırakamayacağınız kadar sürükleyici ve başarılı bir polisiye gerilim örgüsüne sahip. Çünkü Tess Gerritsen bu işi gerçekten çok iyi biliyor. Yazdığı hiçbir kitabında temponun düşmemesi ve kurgunun bozulmaması da bunun örneği. Ama ikisi arasında hangisi daha ağır basıyor derseniz, Yazlıkçılar kitabı derim.

#kzlgezegenöneriyor#tessgerritsen#casuslarsahili#yazlıkçılar#doğankitap

Annemin Uyurgezer Geceleri – Ayfer Tunç

Annemin Uyurgezer Geceleri

Annemin Uyurgezer Geceleri, bir ailenin üç kuşak kadınının öyküsünü zamanda ileri geri giderek anlatıyor.
Paşa kızı olduğunu söyleyen bir anneanne, idealist öğretmen bir anne ve onun akademisyen kızı.
Bir gece annesinin uykusunda yürüdüğünü fark eden Şehnaz, bu uyurgezer gecelerde kendisine, annesine, babasına dair doğru bildiği her şeyin bir yalandan ibaret olduğunu öğreniyor. Öğrendiği bu yeni bilgiler ile kendi hayatını ve yıllardır sürdürdüğü ilişkisini de gözden geçiriyor. Adına aşk dediği fakat Şehnaz’ı değersizleştiren, ezen, manipüle eden ve günden güne yok eden toksik ilişki de kitapta başlı başına anlatılan bir konu aslında. Şehnaz’ın kendisinden yaşça büyük hocası E. ile yaşadığı bu ilişki kadına ve ilişkilerde kadının konumuna dair de çok şey gösteriyor bize. Arka planda ise Türkiye’nin ekonomik, toplumsal ve sosyolojik değişimlerini okuyoruz.
Acı çeken annelerin, acı çeken kızlarının öyküsü belki de bu kitap. Yalnız kadınların, yalnız annelerin ve kızlarının hikayesi. Belki de gerçekten annelerin travmaları bir şekilde kızlarına aktarılıyor. Kendi başlarının üstündeki küçük şemsiyelere annelerinin gölgesini de sığdırarak yürümeye çalışıyor her bir kız çocuğu. Hangimiz gerçekten biliyoruz ki annemizin hayatını? Ne kadarını anlıyoruz?
Anlayacağınız Ayfer Tunç yine yapmış yapacağını.
Bu senenin unutulmayan tavsiyelerindendir.
Keyifle okunsun dilerim.

#kzlgezegenöneriyor#ayfertunç#anneminuyurgezergeceleri#roman#canyayınları

Sonra Gözler Görür – Hikmet Hükümenoğlu

Sonra Gözler Görür - Hikmet Hükümenoğlu

Baştan söyleyeyim, ben bu kitabı çok sevdim. Sayfalar su gibi aktı gitti. Polisiye tarzı kitaplar okumayı zaten çok severim ama her polisiye heyecanı zirvede tutamıyor. Bu kitap her sayfasında neler olacağını o kadar çok merak ettirdi ki elimden bırakmak istemedim.
Hikaye mesleğinde başarılı gazeteci Ezgi Sezgin’in doğup büyüdüğü Yenikent’e yıllar sonra yeniden gelmesiyle başlıyor.
Burada yerel bir gazetede işe giren Ezgi’yi gelir gelmez bir cinayet vakası karşılıyor.
Bildiği yer, yıllardır görüşmediği çocukluk arkadaşları, her birinin sakladığı sırlar ve çözülmeyi bekleyen bir cinayet.
Olay örgüsü, karakter tahlilleri, hiç düşmeyen temposuyla ilk sayfasından itibaren sizi içine çekecek türden bir kitap. Asla yormuyor, sıkmıyor. Yakında dizisi de gelecek diye biliyorum. Biraz da o yüzden okuma listemde öne almıştım. İyi ki öyle yapmışım.
Sırada yazarın en çok beğenilen ve tavsiye edilen kitabı Körburun var. Evet en çok beğenileni en sona bıraktım.

#kzlgezegenöneriyor#sonragözlergörür#hikmethükümenoğlu#canyayınları#roman

Harika Bir Hayat – Hikmet Hükümenoğlu

Harika Bir Hayat - Hikmet Hükümenoğlu

Adı gibi harika bir kadın: Harika. İşlenmemiş bir elmas. Patlamaya hazır bir bomba. Ölüme uçan eşsiz bir kelebek. Harika bir şair, harika bir tiyatrocu hatta yeri geldiğinde harika bir istihbaratçı. Üstün yeteneklerle donatılmış, karşısına çıkan herkesi anında büyüleyen bir kadın.
Yaşamı da adı gibi harika olacak sanıyor insan ama madalyonun bir de öteki yüzü var. Hayatı boyunca annesine kendini beğendirmeye çalışan küçük bir kız çocuğu aslında o. Ne yaparsa yapsın bunu başaramayan. Mutlu olmak için tüm harikalıklarından vazgeçmeye hazır yaralı bir kuş. Sürekli çırpınan, oradan oraya kanat çırpan, çırpınıp duran.
Arka planda Türkiye tarihi gözler önüne serilirken biz de Harika’nın şaşırtıcı hayatına ortak oluyoruz.
Hikmet Hükümenoğlu ile tanışma kitabı olarak seçmiştim. Harika Bir Hayat’ı. Güzel bir kitapta. Diğer kitaplarını da en kısa zamanda okuyacağım. Okuyanlardan yorum bekliyorum. Körburun’u mu öne almalıyım yoksa Sonra Gözler Görür’ü mü?

#kzlgezegenöneriyor#harikabirhayat#hikmethükümenoğlu#canyayınları#roman

Sınır – Suat Derviş

Sınır - Suat Derviş

Sınır, tam bir Türk filmi tadındaydı. Bir Yeşilçam filmi izlermiş gibi okudum ve evet keyif aldım.
Farklı sınıflardan, farklı hayatlardan iki gencin, Ayla ve Osman’ın, İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde verdikleri bir arada kalma mücadelesini tüm ayrıntılarıyla anlatıyor.
Osman ve Ayla arasındaki aşk, aşılması güç olan bütün sınırları aşacak güce sahip mi? Her imkansızı, her zorluğu yener mi?
Aslında sonu baştan belli bu hikayenin.
Büyük beklentilere girmeden okursanız sevebileceğiniz bir kitap. Dediğim gibi ben Suat Derviş okumayı seviyorum. Bu kitabını da sevdim.☺️
Dipnot: Bu kitapta da yazarın diğer kitaplarındaki gibi o kadar çok yazım hatası vardı ki yıldım diyebilirim. Keşke daha özenli olunsa. Okuma zevkini yarı yarıya düşürüyor gerçekten.😏

#kzlgezegenöneriyor#suatderviş#sınır#türkedebiyatı#roman#ithakiyayınları

Diğerleri – Mahir Ünsal Eriş

Diğerleri - Mahir Ünsal Eriş

70’lerin Türkiye’sinde bir mahalle, bu mahalledeki eski bir konakta yolları, yazgıları kesişen hayatlar. Sacide, Cahide, Hayganuş, Artin Bey…
Bir yanda hayalleriyle beraber birer birer yitip giden devrimci gençler, diğer yanda dünya dışı aleme kapılmış giden yaşlı bir adam, şaşırtıcı varlıklar ve sırlarla tanışıyoruz Diğerleri’nde.

Artık biliyoruz ki nerede bir mahalle, bir ev ve içinde bizden biri sıcaklığında insanlar varsa, aynı anda hem gülüp hem hüzünlenebiliyorsak o kitapta Mahir Ünsal Eriş’in imzası vardır.

İncecik bir kitapta ne kadar çok şey yapılabilirse hepsini başarmış yazar. Yine ilgi çekici bir hikâye, yine titizlikle ele alınmış detaylar, duygu yüklü anlatım, ustaca betimlenmiş karakterler ve elbette ki şaşırtıcı bir son. Yazarı her okuyuşumda edebiyatımızdaki varlığından mutluluk duyuyorum.

Ve Mahir Ünsal Eriş külliyatında giderek sona yaklaşıyorum. Bu da demektir ki yakında yeni kitap beklemekten başka bir seçeneğim kalmayacak.

#kzlgezegenöneriyor#mahirünsaleriş#diğerleri#canyayınları#roman

Ülker Fırtınası – Safiye Erol

Ülker Fırtınası - Safiye Erol

Size buram buram Türk edebiyatı kokan bir kitabın yorumuyla geldim.
Safiye Erol’un Ülker Fırtınası kitabı ilk sayfasından son sayfasına kadar edebi doyum sağlıyor okura. Zengin betimlemeleri, derin psikolojik tahlilleri, karakterleri, olay örgüsü ile Türk edebiyatı seven herkesin seveceği bir kitap.
Yurtdışındaki başarılı tahsil hayatını bitirip dönen Nuran’ın hayatı, hayalleri, idealleri bir sevdaya tutulmasıyla birlikte yerle bir oluyor. Sermet’e duyduğu hastalıklı aşk onu bambaşka bir Nuran yapıyor. Öyle ki bir zaman sonra kendine bile yabancı oluyor. Kendine saygı duymayı bırakıyor. İtiraf edeyim okurken Nuran’ı kollarından tutup sarsmayı ve ne zaman kendine gelip bu aşktan kurtulacaksın demeyi o kadar çok istedim ki. Eski Nuran’ı, eski hayatını, kurduğu hayalleri hatırlasın. Kurtulsun şu Sermet’ten. Nihayetinde bu aşk, aynı dertten muzdarip eniştesi Numan’ın da dediği gibi bir Ülker Fırtınası değil midir? Ey aşk sen nelere kadirsin, neler yaptırıyorsun şu insanoğluna?
Bu kitabı ve senenin başından beri okuduğum diğer kitapları düşününce dedim ki mutlu bize, ne kadar iyi yazarlara sahibiz. Bir ömür Türk edebiyatı okusam yine doymam, yine bıkmam.

#safiyeerol#ülkerfırtınası#türkedebiyatı#roman

Aylardan Kasım Günlerden Perşembe – Ayşe Kulin

Aylardan Kasım Günlerden Perşembe - Ayşe Kulin

O’nun hakkında yazılmış en ufak bir yazıyı okurken, adını andığımızda, mavi gözlerine denk geldiğimizde hangimizin içi titremez ki?
Kalbinde Atatürk sevgisiyle yetişmiş herkes için 30 Ağustos’lar, 29 Ekim’ler, 10 Kasım’lar bambaşka duygular ve anlamlarla doludur.
Aylardan Kasım, Günlerden Perşembe’de sevgili Ayşe Kulin bize O’nu farklı bir pencereden göstermek istemiş. Hepimizin bildiği, tanıdığı devlet adamı, büyük lider Atatürk’ü değil de çocukluğu, gençliği, aşkları, hayalleri ve umuduyla ölüme yaklaştığı son anlarında hayatını bir sinema filmi gözden geçiren bir adam resmetmiş. Onu bir de bu gözle, bu yönleriyle görelim istemiş.
O bir Kasım sabahı mavi gözlerini kapadığında aklından, kalbinden neler geçiyordu kimse bilmiyor. Ama her 10 Kasım’da bizler asla bitmeyecek bir sevgi ve hiç dinmeyecek bir özlemle Ata’mızı anıyoruz. İyi ki senin evlatlarınız diyoruz. Çocuklarımızı onun sevgisiyle büyütüyoruz. Ve hep çok seviyoruz. Hiç unutmadan ve unutturmadan! Seni sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz canım Ata’m.

#MustafaKemalAtatürk#10Kasım1938#AylardanKasımGünlerdenPerşembe#BirAtatürkRomanı#AyşeKulin#EverestYayınları