Tanrı ve Memeli Hayvanlar – Zeynep Kaçar

Tanrı ve Memeli Hayvanlar

Kabuk ve Yalnız romanlarından sonra Zeynep Kaçar, Tanrı ve Memeli Hayvanlar isimli bir de öykü kitabı çıkarmıştı geçtiğimiz sene. Kalemini çok sevdiğim için çıkar çıkmaz almıştım, okumak bu aya kısmet oldu.
Tanrı ve Memeli Hayvanlar’da yazar, çılgın kadınların sarsıcı hikayelerini anlatıyor bize. Bu öykülerdeki kadınlar isyan eden, öfkelenen, kafa tutan, canı sıkılan, susmayan cesur kadınlar Her biri kendi hikayesinin figüranı olmaktansa o hikayeden firar etmeyi, kelimeler işe yaramazsa gerçekleri bir de rakamlarla ortaya çıkarmayı, kalıpların içinde olmayı reddetmeyi seçiyor. Hem de öyle güzel yapıyorlar ki.
16 öykü var kitapta. Bir de perde arası yazılar. Ben en çok Empati, Vücut, Elli öykülerine vuruldum ama hepsi ayrı güzel.
Canım kadın yazarlarımız yazdıkça öyle mutlu oluyorum ki. Hep yazsınlar, daha çok yazsınlar, biz de okuyalım.

#bizimbuyukchallengeimiz’24 | Bir Türk kadın yazar tarafından yazılmış bir kitap

#kzlgezegenöneriyor#zeynepkaçar#tanrıvememelihayvanlar#doğankitap#öykü#kadın

Ölmeye Yatmak – Adalet Ağaoğlu

Ölmeye Yatmak

Adalet Ağaoğlu’nun Dar Zamanlar Üçlemesi’ni okumaya başlamak, bu senenin en güzel kararlarından biri oldu ve bunu daha ilk kitapta belli etti.
Ölmeye Yatmak, üçlemenin ilk kitabı ve okumaya başlar başlamaz kitaba kendimi kaptırdım diyebilirim. Romanın baş kahramanı Aysel üzerinden ortaya konan Türkiye panoraması, bir avuç öğrencinin farklı hayatları, kız çocuklarının okuma isteği ve bir avuç yeni öğrenciye yüklenen sorumluluklar penceresinde Cumhuriyet rejimi süreci, bir yanda Batı diğer yanda geleneksel ideolojiler ile çok katmanlı ve etkileyici bir kitaptı. Anlatmakla olacak gibi değil daha şimdiden herkesin okuması lazım diye tavsiye ediyorum.
Serinin ikinci kitabına başlamadan önce araya bir iki kitap alacağım ama bu muhteşem seriye çok da ara vermeye niyetim yok.

#kzlgezegenöneriyor#adaletağaoğlu#darzamanlarüçlemesi#ölmeyeyatmak#birdüğüngecesi#hayır#everestyayınları

Anne Frank’in Hatıra Defteri – Ari Folman / David Polonsky

Anne Frank'in Hatıra Defteri

Anne Frank’in henüz küçük bir kızken ailesiyle birlikte yaşadığı korku dolu hayatı hemen herkes biliyordur. Saklandıkları Arka Ev’de yaşadıkları bütün zorluklara rağmen hayatı sevmekten hiç vazgeçmemesiyle aynı zamanda umudun da simgesi haline gelmiş biri Anne Frank. Ondan geriye kalan tek şey o günlerde yazmayı alışkanlık haline getirdiği hatıra defteri. Ve aileden geriye sağ kalmayı başarmış tek kişi olan babasının sayesinde bizler de bu dokunaklı hayatı okumuş oluyoruz. Beni her zaman çok fazla etkileyen bir hayat hikayesi. Çizgi roman olarak bir kez daha okumak yine çok etkiledi ve farklı bir deneyim de oldu. Anne Frank’i tanımayan ve okumayan kimse kalmasın isterim.

#annefrank#annefrankdiary#annefrankınhatıradefteri

📌 #bizimbuyukchallengeimiz | bir grafik roman.

Kız Kardeşler – Lily Tuck

Kız Kardeşler

Bir kadının, kocasının eski eşini takıntı haline getirdikten sonra izini sürmeye başlamasını ve devamında gelişen olayları anlatan Kız Kardeşler romanı hiç beklemediğiniz bir şekilde insanı şaşırtan hatta biraz ürperten bir noktaya ilerliyor. İç içe geçmiş bir ilişkiler sarmalı ortaya çıkıyor. Okuması oldukça kolay fakat içerdiği sadakat, kıskançlık ve takıntı sarmalıyla sarsıcı darbeleri ardı ardına alıyorsunuz. Kendisi ince, içeriği hacimli ve oldukça ilginç kitaplardan. Tavsiyemdir, seversiniz.

📌 #bizimbuyukchallengeimiz | İletişim Yayınları Dünya Edebiyatı Dizisinden bir kitap.

#kzlgezegenöneriyor#iletişimyayınları#kızkardeşler#lilytuck

Nefeshane – B. Nihan Eren

Nefeshane

Nihan Eren, nefes almayı bambaşka açılardan ele alıyor Nefeshane’de. İçinde hepsi İstanbul’da geçen sekiz öykü var. Kimi bir mezarın içinden, kimi nemli bodrum katından, hastane odasından, lüks gece kulübünden ya da sıradan bir apartman dairesinden öyküler. Mekânlar, hayatlar, kişiler farklı. Bazısı hayatı boyunca yaşadığı eksik tamamlanınca nefes alıyor, bazısı ruhundaki yara iyileşince. Bir soluğun varlığına şükreden de var, verilen son nefesle birlikte tekrar nefes almaya başlayan da. Kimi bir nefese muhtaç, kimini bir nefes bütünlüyor. Ama ne olursa olsun, “hep nasıl olduysa” öyle devam ediyor hayat. Ben çok sevdim, öykü okumayı seven herkese tavsiyemdir.

#kzlgezegenöneriyor#nihaneren#öykü#yapıkrediyayınları#nefeshane

📌 #bizimbuyukchallengeimiz | bir arkadaşınız çok övdüğü için canınızın çektiği bir kitap.

Gertrud – Hermann Hesse

Gertrud

Goethe’nin Genç Werther’in Acıları’ndan yansımalar taşıyan, bir müzisyenin sanat yaşamına ilişkin trajik portresini çizen Gertrud, benim Hermann Hesse’den okuduğum ikinci kitap oldu ve çok beğendim.
Ünlü besteci Kuhn’un zorluklarla başlayan yaşamında çektiği sıkıntıları, bir yere ait olma ve kabul görme çabasını, adı her yerde duyulan bir besteci olma yolundaki adımlarını okurken aynı zamanda onun yakın dostu Heinrich Mouth ve aşık olacağı kadın Gertrud Imthor ile yaşadığı karmaşık ilişkileri de yine baş karakterin ağzından dinliyoruz.
Müziğin ne kadar evrensel olduğunu ve aynı zamanda bir aşk kadar tutkulu ve yakıcı da olabildiğini gösteren, karakter tahlillerinin de aynı şekilde başarıyla yapıldığı çok güzel bir kitap Gertrud. Hesse okumaya devam edeceğim.

#kzlgezegenöneriyor#hermannhesse#gertrud#yapıkrediyayınları#roman

📌 #bizimbuyukchallengeimiz | yaşamadığınız bir şehirden aldığınız bir kitap.

Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam – Jean Louis Fournier

Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam

Jean Louis Fournier’in kaleminden “baba” imgesini anlattığı otobiyografik bir kitap Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam.
Kahraman, koruyucu, şakacı, sorunlu… Bir çocuğun gözünden bütün yönleriyle babasını okurken Fournier’in etkileyici kalemi her satırda kendini belli ediyor. Bazen öyle bir cümleye denk geliyorsunuz ki, durup düşünmeden kitaba devam edemiyorsunuz. Bütün kitaplarını sevdiğim ve tavsiye ettiğim bir yazar.

📌 #bizimbuyukchallengeimiz | adı en az 4 kelimeden oluşan bir kitap.

#kzlgezegenöneriyor#jeanlouisfournier#yapıkrediyayınları#aslakimseyiöldürmedibenimbabam

Bin Yılın Aşkı – Akira Mizubayashi

Tokyo Üniversitesi’nde Fransızca profesörü Sen-nen, Fransız Mathilde ile evlenerek Paris’e yerleşir. Bir kızları, mutlu bir evlilikleri ve huzurlu bir yuvaları olur. Bu mutlu evlilik Mathilde amansız bir hastalığa yakalanana kadar devam eder.
Elbette sadece bunu anlatan bir kitap değil Bin Yılın Aşkı. Bunun çok daha ötesinde bir tutku var içinde: Müziğin evrensel gücü. Sen-nen’in gençlik yıllarından başlayan ve yıllar sonra tekrar uyanan Figaro’nun Düğünü operasına olan tutkusunu okumak bu kitabı beklentilerin ötesine taşıdı benim için. Sanki kitapta kelimeler yerine notalar vardı, bütün bir hikaye bu dört perdelik operayla anlatıldı, hayatın acı tatlı bütün tesadüflerini müzikle doldurdu yazar.
Çok güzel, çok nahif ve tutkulu bir kitaptı.

📌 #bizimbuyukchallengeimiz | bir kadın çevirmenin çevirdiği bir kitap.

#kzlgezegenöneriyor#binyılınaşkı#akiramizubayashi#yapıkrediyayınları#roman

Behice’nin Yarım Kalan İşleri – Sinem Sal

“Dün gece sabaha karşı annem öldü. Mutsuzluktan değil ama mutsuz öldü. Bense annemin bir hıdrellez günü bahçemizdeki gül ağacının altına gömdüğü dileklerin peşindeyim.
Ben olmasam annemin yarım kalan dileklerini kim fark eder?”

Bu satırları barındıran bir kitap Behice’nin Yarım Kalan İşleri. Kalemini çok sevdiğim Sinem Sal’ın son romanı. Üstteki satırları görür görmez çıkmasını heyecanla beklemiştim. Çünkü güzel olacağını, içinizde bir yerleri sızlatırken neşesiyle o sızıntıları geçireceğini bildiğiniz bir kitabı heyecanla beklersiniz.

Annesini kaybettikten sonra, bahçelerindeki gül ağacının altında bir dilek listesi buluyor kahramanımız Ayşe Püren. Eksik yaşanmış bir hayatın masum dilekleri geç de olsa gerçekleşsin istiyor. Annesini tanımak istiyor. Onun dilekleriyle birlikte kendi hayatındaki yarım kalmışlıklar da tamamlansın, yaraları onarılsın istiyor en çok. Bu amaçla çıkıyor yola. Annesine ve kendisine doğru bir yolculuğa.

Bu kitabı okuyup da kendinden bir şey bulamayanlar yoktur ve olamaz diye düşünüyorum. Hangimiz bir Hıdrellez günü gül ağacının altına dileklerimizi gömmedik? Ya da içimizden geçirmedik? Hangimiz yaralarımızı kendi kendimize iyileştirmeye çalışmadık?

Bir yerde şuna benzer bir cümle okumuştum: “Elimde olsa annemi yeni baştan büyütmek isterdim” diye. Ayşe Püren’in yaptığı şey tam da buydu benim için.

Bu kitabın bir yerinde kendini bulanların gül ağacının altına gömdüğü bütün dilekleri gerçekleşir umarım.

📌 #bizimbuyukchallengeimiz | kapak tasarımını çok beğendiğiniz bir kitap.

#kzlgezegenöneriyor #sinemsal #behiceninyarımkalanişleri #roman #karakargayayınları

Bayan Begonvil – Yaprak Öz

Usta terzi, fahri dedektif Yıldız Alatan ile yeni macerasında kavuşmamız şerefine lokumlu bir Türk kahvesi de ben içeyim dedim. Zaten Yıldız Alatan maceralarını okurken canı deli gibi Türk kahvesi çekmeyen okur bizden değildir. Bu kez tatile çıkarken yanıma aldım kitabı, çok da güzel oldu. Çok iyi geldi Bayan Begonvil’i okumak. (Ah bir de fotoğraf çekerken begonvil bulsaydım çok daha güzel olacaktı da neyse ) Yıldız hanımefendiciğimiz de tatildeydi zaten ama o tabi yine rahat durmadı, kendini olayların ortasında buldu bir anda. (Böyle söyleyince de Ziya Alatan oldum bir anda )
Bu kez 1987 yazında, Yunanistan’da, sırra kadem basmış bir genç kadını bulmaya çalışıyor, yanındakilerle birlikte ipuçlarının peşinde bir gizeme doğru ilerliyor. Çünkü o ünü ülke sınırlarını aşmış bir dedektif artık.
Sevgili Yaprak Öz’e ( @yaprinka ) Türk polisiyesine böylesine tatlı bir karakter kazandırdığı için ne kadar teşekkür etsek az bence. Bir sonraki macerayı sabırsızlıkla bekliyorum.

#kzlgezegenöneriyor #yapraköz #bayanbegonvil #yıldızalatan #oğlakkitap