Boyalı Peçe – W.Somerset Maugham

W.Somerset Maugham – Boyalı Peçe #okudumbitti .
Evliliğin sosyal statüyü de beraberinde getirdiği düşüncesiyle yetiştirilen Kitty annesinin baskısından kurtulabilmek için hiç sevmediği biriyle evlenir. Mutsuz bir evlilikten gizli bir ilişkiye yol alan Kitty, ihanetinin açığa çıkmasıyla kendini gerçeklerin acımasızlığının ortasında bulur. Gerçek sevgi ve sadakatin, ihanetin, rahibelerin kendine özgü yaşayışının ve can alan koleranın ortasında Kitty'nin kendini ve hayatını anlamlandırmaya çalışmasının hikayesi Boyalı Peçe.. Olayların akışında Kitty'i sevmek ve anlamak pek mümkün değil. Charles'ı da öyle. Walter ise bu hikayenin bile bile ölüme giden ve kendini feda eden tarafı..
@okuyansinem ve ben bu kitabı çok sevdik, aynı hislerle okuduk. Filmini de en kısa zamanda izleyeceğiz..😌

Bebek Töreni – Chantal Deltenre

Chantal Deltenre – Bebek Töreni #okudumbitti .
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Fransa'ya göç etmiş Japon bir ailenin tam bir Fransız gibi yetişmiş olan kızı Keiko, yıllar sonra ana vatanına gittiğinde, içinde kor gibi yanan ve bastırılmış olan ait olma buhranının içinde bulur kendini.. Köklerinin bulunduğu bir yerde hem olması gerektiği kişi olduğunu hisseder, hem de yabancı olmanın acısını..
Ve bu garip ruh hali, onu çevresindeki her şeyden, herkesten uzaklaştırıp eşyanın ve mekanın gizemli dünyasına, kendi oluşturduğu dünyaya hapseder yavaş yavaş..
Olay örgüsünden ziyade bir kadının ruhsal gel-gitleri üzerine kurulu, imgelerle dolu ve derin bir anlatıma sahip bir kitap Bebek Töreni..

Kabuk – Zeynep Kaçar

Zeynep Kaçar – Kabuk #okudumbitti .
Herkesin içinde hapsolduğu, sarındığı bir kabuğu var.. Ya o kabukla sonsuza kadar kimseye değmeden yaşayacak ya da kabuğu kırıp hayata karışacaksınız.. Tabi yaralanmayı da göze alarak.. Üç kadın, üç hayat, üç ayrı kabuk.. Bir ailenin üç kuşak kadınlarının hayatta var olmaya çalışmalarının, kabuk değiştirmelerinin, her kabukta biraz daha yara almalarının hikayesi Kabuk..
Düşünceler ham haliyle yazıldığı için çoğu bölümde noktalama işaretleri yok denecek kadar azdı. Ve bu da bir yerden sonra beni zorladı hatta bazen ne okuduğumu bilemez oldum.. Açıkçası bu kitapta beni çeken şey sadece etkileyici yazım tarzı oldu.. Tabi bir de canım @kitapperi ile okumuş olmak..❤

Uyandığında – Hillary Jordan

Hillary Jordan – Uyandığında #okudumbitti .
Öncelikle söylemeliyim ki, konusu bakımından çok ilgi çekici ve merak uyandırıcı, distopik bir kitap Uyandığında..
Yakın bir gelecekte, din devleti haline gelmiş ABD ve suç işleyenleri çeşitli renklere boyayarak cezalandıran bir yargı sistemi.. Hannah Payne de o suçlulardan biri ve uyandığında artık bir Kırmızı.. Hem de 16 yıl boyunca.. Kitap boyunca Hannah'ın yaşam savaşına, sığındığı din merkezlerine, koyu inanç sistemlerine, yasa karşı özgürlükçü gruplara tanık oluyoruz.. Bir uyanıştan başka bir uyanışa, kırmızıdan kendi ten rengine uzanan yolculukta Hannah'ın duruşu ve verdiği mücadele etkileyiciydi.. Yalnız kitabın başında su gibi akmasını sağlayan o tempo, sonunda aynı şekilde vurucu bir etki yaratmadı. Kötü bir kitap değildi tabi ki; ama ben o yüksek tempoya yakışır bir son bekledim kitaptan.. Yine de etkileyici bir konuya sahip olan bu kitabı hazır tekrar basılmışken okumanızı tavsiye ederim..

Çocuk Yasası – Ian McEwan

Ian McEwan – Çocuk Yasası #okudumbitti . 
Yüksek Divan Aile Hukuku Dairesi'nin başarılı hakimi Fiona Maye, tam da özel hayatındaki sorunların ortasındayken tanışır Adam Henry ile.. Adam lösemi hastasıdır ve bağlı olduğu inancın katı kuralları gereği kan naklini reddetmiş, yani ölümü seçmiştir.. Dava sonucu birbirlerinin hayatlarından çıkmaları gerekirken tam tersine garip bir bağla yakınlaşan iki kişi Fiona ve Adam. Adam'ın hisleri kurtarıcıya duyulan aşırı bağlılıktı bana göre. Ama kitabın arka planında anlatılan inançlarla kanunların kırılma noktaları, yüksek sesle söylemeye her zaman çekinilen yanlışlar ve bunları dile getirme cesareti, yaşamla ölüm arasında yaşanan gel-git anlatımı güzeldi. Bu yüzden de bu anlatımın biraz daha derin olmasını ve sürmesini isterdim. Bana biraz havada kalmış izlenimi verdi.. Yine de ilginç bir konusu olduğu kesin Çocuk Yasası'nın.. Ian McEwan'dan başka kitaplar da okuyacağım..

Yaşama Açılan Pencere Ankara Buluşması

30 Nisan Pazar günü @yasamaacilanpencere grubundan @elmaskocan ve @safagindunyasi nin harika organizasyonuna davetliydim.

Hayatımda ilk kez bir blogger buluşmasına katıldım ve tahmin ettiğimden çok daha fazla keyif aldım. Güzel sohbetiyle etkinliğimize katılan yazarımız @tolgaaydogan ve birbirinden güzel katılımcılar @sonsayfasihayat @kozmokitap @ugurbocegininkitapligi @ysmn978 @little_butterfly_blog ile birlikte birkaç saat bol bol kitaplardan konuştuk, önerilerde bulunduk, birbirimizi tanıma fırsatı bulduk. Zira doya doya kitaplardan bahsedebileceğin kişileri bulmak günümüzde pek kolay olmuyor.

Yaşama Açılan Pencere sayesinde güzel insanlarla keyifli bir gün geçirdim ve bir çanta dolusu kitapla mutlu ayrıldım. Böyle bir buluşmaya vesile oldukları ve İstanbul'dan kalkıp geldikleri için Elmas Hanım ve Şafak Hanım'a; yazarımız Tolga Aydoğan'a ve güzel katılımcıların hepsine çok teşekkür ederim.

Sizlerle tanışmak ve sohbet etmek benim için bir zevkti. En kısa zamanda yeni bir buluşmada bir araya gelmek dileğiyle…

Bakele – ​Sezgin Kaymaz

Sezgin Kaymaz – Bakele #okudumbitti . 
Bazen insan canım diyemez sevdiğine seslenmek için. Aşkım, bir tanem, her şeyim, gözümün nuru diyemez. Onun yerine sadece bakele diyiverir. "Sen hep bana bak, hep beni gör, hep beni sev" der gibi.. Hani insan bazen seni seviyorum demez de "sıkı giyin hasta olma, kendine dikkat et ya da eve gidince beni ara" der ya, işte onun gibi bir şey bence bu bakele kelimesi..☺ Ve tamamiyle bizden, içimizden, çok tanıdık, çok samimi, çok sıcak bir kelime.. Söylendiğinde ağızda güzel bir tat bırakan bir kelime.. Benim Sezgin Kaymaz'ın öykülerinden aldığım tat da tıpkı bu kelime gibi..☺

Bugün Bize Kim Geldi – Sezgin Kaymaz

Sezgin Kaymaz, ne zamandır okumak istediğim bir yazardı. D&R kampanyasında iki kitabına denk gelince kaçırmak istemedim ve Bugün Bize Kim Geldi kitabıyla nihayet tanıştım kendisiyle..☺
Kitapta 8 öykü bulunuyor. (Sonuncusu yazarın bize bir mektubu aslında.) Birbirleriyle hem ilişkili hem bağımsız, güldüren, hatta kimi yerde kahkaha attıran, bazen de hüzünlendiren sıcak, samimi, naif öyküler..
Sezgin Kaymaz'ın içten üslubunu, halkın içinden kelimelerini sevdim. Keyifle okudum. Ama en çok şu cümlenin güzelliği etkiledi beni:
"En sevdiğine emanet ol. Bağlılıkla.." Velhasıl, tanıştığıma memnun oldum sevgili yazar..☺

Suç ve Ceza – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

#heraymutlaka1klasiketkinliğimizin Nisan ayı kitabı olan Suç ve Ceza #okudumbitti . 
Dostoyevski'nin bu kült eseri için söylenecek çok bir şey yok aslında, zira herkesin mutlaka okuması gereken bir başyapıt olduğunu düşünüyorum.. Yine de kitaba dair bir iki kelime etmek isterim..
Kitabın temelini, işlenen bir suçun altında yatan psikoloji ve sonrasında ortaya çıkan ahlaki sonuçlar oluşturuyor. Baş karakter Raskolnikov hayatta eşitlik ve adalet olması gerektiğine inanan, dürüst, aydın ve yoksul bir genç. Ona göre, insan sadece iyilik ve düzenin gerekliliği için birini öldürebilir ve bu onu bir suçlu değil, aksine bir kahraman yapar. Onun deyimiyle bir "bit" olmaktan kurtarır. Tasarladığı cinayeti işlemesindeki temel amacı da budur ama sonrasında hayal ettiği iç huzuru ve düzeni değil, derin bir psikolojik buhranla savaşırken bulur kendini..
Suç ve Ceza, Raskolnikov çevresinde suç, suçluluk psikolojisi, vicdan muhasebesi, inanç ve ahlak kavramlarıyla Petersburg'un yoksul kesiminin hikayesidir aslında..
İnsan ruhunun yaşadığı hezeyan ve çelişkileri anlatan en iyi eserlerin başında gelir benim için.. Okuyun, okutun..👍