Ülker Abla – Seray Şahiner


Sevdiğiniz bir yazarın yeni kitabını okuyunca, uzun süredir görüşmediğiniz bir arkadaşınızla görüşmüş, konuşmuş gibi hissediyor musunuz siz de benim gibi? Ben aşina olduğum o tadı yeniden bulunca çok heyecanlanıyorum, seviniyorum mesela…
Ülker Abla’yı görünce de böyle oldum işte. Aslında kendisini yazarın Antabus kitabından tanıyoruz. Bir göz aşinalığımız var. Ama bu kitap tamamen onun dünyasına açılan bir kapı. Anne Ülker, eş Ülker, refakatçi Ülker. Ama her şeyden önce kadın Ülker var bu kitapta. Sırf başına bir iş gelmesin, kocası onu bulup da öldürmesin diye adının sonuna bir ‘abla’ ekleyiveriyor evden kaçınca. Bu onun dışarıdan gelecek tehlikelere karşı oluşturduğu ilk kalkan. Böyle söyleyince baştan sona acılarla dolu bir kitap okuyacağınızı düşünmeyin. Keskin bir mizah duygusu da var kitapta. Üzüldüğünüz anda gülüyor, gülerken tekrar duygulanıp öyle yola devam ediyorsunuz. Ama benim en çok hissetiğim duygu ne diye sorarsanız, şaşırmadığımı acıyla fark etmek diyebilirim. Ülker’in yaşadıklarına şaşırmadım çünkü bir kadın, yaşadığı şiddetten kaçıp hayatta kalmaya çalışıyor sadece. Bunun için uğraşıyor. Ölmemek için. Gazetelere iki gün sonra unutulacak bir haber olmamak için…
“Ben: Ülker. Diriyim. Şimdilik.”
#kzlgezegenöneriyor #everestyayınları #serayşahiner #ülkerabla