Unutma Dersleri – Nermin Yıldırım

“Hayat dediğin neydi ki zaten; bitecek diye korktuğun kısıtlı vakti, bozuk para gibi harcama telaşı.”
Unutmak mı daha zor, yoksa hatırlamaya çalışmak mı? Hangisi daha çok acı verir? Yaşadığımız acıların sorumlusu olarak hep başkalarını suçlarken sakın gerçek suçlu kendimiz olmayalım?
Aşk acısıyla baş edemeyen kahramanımız Feribe’nin yolu Mazi İmha Merkezi’ne düştüğünde kafasında bu soruların hiçbiri yoktu. Bu tuhaf merkezden saçma bir şey çıkmasını bekliyor, içine düştüğü durumdan kurtulacağına hiç ihtimal vermiyordu. Ama yine de merakına yenilip unutma dersleri seansınlarına başladı. Hem derslere hem de hayatına doğru bir yolculuğa aslında…
Nermin Yıldırım diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da kelimeleri kullanmadaki muhteşem yeteneğini göstermiş. Her bir kelime, her bir cümle o kadar yerini ve anlamını bulmuş ki, üslubuna/tarzına hayran kalmamak elde değil. Mizahla harmanlanmış hüzüne, karakterlerin gerçekçiliğine, kurgunun güzelliğine kapılıp gittim yine. Bu sebeple yeri gelmişken bir kez daha ve ısrarla tavsiye edeyim canım yazarı.

Unutma Dersleri’ni de okuduğuma göre, üzülerek söylüyorum ki Nermin Yıldırım külliyatını tamamlamama son bir kitap kaldı. Sonra yeni kitap gelene kadar bekle dur.